kelly watch the stars

I am a french robot and my master tought me to count until 4.

 

28 Kasım 2009 Cumartesi

Mübareks

@BARUTÇUOĞLU APARTMANI

-Ceren'e bak ya. Yolda görsem tanımam. Maşşallah. Ne kadar büyümüş.
-Vallahi ben tahmin etmiştim kapıdan girerken. Ayşen'in gençliğini çok andırıyor. Baksana.
-Ben onun bebekliğini bilirim. Elimde doğmuştu benim.
-Nerde okuyorsun kızım? Üniversite değil mi? Ayşen geçen bayram aradığında bahsetmişti de ordan hatırladım.
-Marmara Üniversitesi Tıp'da okuyorum, bu sene başladım.
-Oh maşşallah maşşallah. Allah herkese nasip etsin.
-Ayyy harika ya. Doktor ailenin doktor çocuğu ha.
-Aha ha ha.
-Ahaha.
-...
-...
-Bahar kızım sen kaçıncı sınıfa geçtin şimdi.
-Lise 3.
-Nasıl, belirledin mi hedefini, ne istiyorsun bakayım?
-Yok.
-Hıı.
-Eee ama çalışmalar başlamıştır.
-Tabi canım başlamıştır artık. Bu sene çok önemli onun için.
-Yok ya çalışmıyorum ben.
-Hı?
-Takılıyorum ya.
-...
-...
-Çalış kızım çalış. Aksatma derslerini.
-...
-...
-Bahar da aynı babası mimikleri falan. Hehe.
-...
-...
-Ceren sen yurtta mı kalıyorsun yavrum?

..


Babamın teyzeleri, çok seviyorum hepinizi, öyle böyle değil.
Bayram muhabbetlerini ayrı ayrı seviyorum. Anlatamam.
Her bayramda yeniden tanışıyoruz ya beyaz saçlılarla, o da efsane.

Yok ama Ceren'i severim. Kuzenim o benim. İyidir o. Ceren iyidir.

20'lik dişim ağrıyor. Hoşçakalın.

25 Kasım 2009 Çarşamba

"Mumun"

Bütün ışıklara karşı geldi
yaktığın bu mum

Neyin nereden nereye geçişiydi
aktığım o mum

Bir aydınlık geçit, bir kedi
sakladığım o kurum

Zamanın ötesinde bir şimdi
sakındığım bu durum


Oruç Aruoba


Rastlantısal. Başka hiçbir şey değil.

24 Kasım 2009 Salı

"BLOG

yalan oldu artık. Di mi?"


Bu kayıtta Serhat'a gönderme yapıyorum.

Yok lan. Sıkıldım ben. Hem artık bilgisayarı öyle çok açmıyorum ha. Ondan.
Ders çalışayım ayaklarına yatıyorum. Hoş ne çalışması ama.

Amaaaan. İşte.

Hayatımda ilginçlik yok.
Dümdüz.
Ot.



...

28 Ekim 2009 Çarşamba

Bizim evin oralarda

yürüyordum işte geçen gün. 7 - 8 yaşlarda gibi gözüken 5 kişilik bir arkadaş grubuyla karşılaştım; sohbetleri koyuydu, heyecanlılardı. Tam yanlarından geçerken grubun lideri olabilecek özelliklere ve ses seviyesine sahip olan, minik topluluğuna bağırdı:

"İşte şimdi günün sorusu geliyooooor!"

Küçük topluluk daha da heyecanlandı, hemen birbirlerine yaklaştılar. Ses fısıltıya dönüştü ve günün sorusu geldi:

"Sizce cennette kantır var mıdır?"




Herkes çılgınlar gibi bağırışıyordu, sesler iyice birbirine karışmıştı. Hiçbir şey anlayamıyordum.
Cevapları duyamadım. Hızlı adımlarla eve gittim.

15 Ekim 2009 Perşembe

4. sınıftayken,

Burcu Güneş kasedi alıp odamda saatlerce çılgınlar gibi dansettiğimi hatırladım bugün.

Acıklı şarkılarda da acıklı dansı yapıyordum.

Ey gidi.

07 Ekim 2009 Çarşamba

Kena Nevre Nanadolu Lisesi

Ben okulda iğrenç bir insanım, tanımadıklarıma karşı ama. Bol apaçili, yavşaklı okulumuzda hoşlanmadığım pek çok insan var, onlara kendimi sevdirmek gibi bir derdim de yok, "Ay beni yanlış tanımasınlar." diye de düşünmüyorum. O yüzden herhangi bir iletişim söz konusu olduğunda o kesimden biri veya birileriyle benim aramda, başka bir insan oluyorum. Durup dururken çığlık atmaya başlıyorum mesela. Ta ki yanımdan gidene kadar, şahıslar. Gittiklerinde de kıs kıs gülüyorum. İşte, böyle.

Neyse. Geçen gün yine oldu bu. Üst sınıftan birkaç iddialı malla ufak çaplı bir muhabbetimiz oldu ve akıllarınca taşak geçerek gittiler.
"Ahuehe deli lan bu kız ahahuzahza"

Sonra ben gittim bir arkadaşa dedim ki;
"Bu okulda beni deli sanıyorlar ya."

Ve başka bir arkadaş da dedi ki;
"Dışarda sanmıyorlar mı sanki."



Sonra. İşte. Durduk öyle. Sonra gittim. Düşündüm.

Deli miyim acaba.

04 Ekim 2009 Pazar

Duygu fışkırması. "duygu" ama.

Birden çok insana karşı nefret besliyorum. Bazıları sadece kişiliklerinden ötürü, bazıları daha farklı. Görünce midem bulanıyor mesela. Ama garip bir bulantı. Hatta tam olarak bulantı da denemez. Sanki içim baştan aşağı sıcak bir sıvıyla doluyor, bu sıvı içimde buharlaşıyor ve midemi yakıyor, görünce. O an kusmak istiyorum. Sonra o şey, her ne ise, beynime yükseliyor. O an da ellerim titriyor, kalbim hızlanıyor, uyumak istiyorum.

Kendimden korktuğum olmuştu. Artık korkmuyorum. Sadece hoşlanmadığım şeyler var.

Yine yazamıyorum, farkettiniz mi ? Nasıl hissettiğimi açıklayamıyorum. Ancak bu kadar, işte.

Kitap okuyayım ben. Hakan Günday'ın Piç'ini aldım bugün. Onu okuyayım.

Of.